Ana Sayfa » Köşe Yazısı » İsmail Kaya

 
 
İsmail Kaya

Cendere’de Can Pazarı / Köşe Yazısı - İsmail Kaya

İsmail Kaya

 Cendere’de  Can  Pazarı

Adıyaman’ın  Kahta ilçesi  sınırlarında olup, Nemrut Dağı yol güzergahı üzerinde  olan Dünyanın en eski  kemerli köprüsü  olan tarihi  Cendere Köprüsünde piknik yapan yüzlerce vatandaş  suların aniden yükselmesiyle  mahsur kaldı. Gittikleri  piknik alanı  bir  anda  kabusa  döndü.

Kahta  ile Sincik ilçesini birbirine bağlayan adını altında  geçen Cendere çayından alan 2 bin yıllık  tarihi Cendere  köprüsü  civarında  piknik yapmaya giden  yüzlerce vatandaş  Sincik İlçesinde  bulunan HES  şirketinin  baraj  suyu  kapaklarını  açması  sonucu  mahsur  kaldı.

Çayın  diğer  tarafında  korkulu anlar  yaşayan aileler  jandarma ve itfaiye  ekiplerini  arayarak yardım  istedi. Kısa  sürede  olay yerine giden güvenlik, itfaiye ve  sağlık ekipleri  mahsur  kalanları  kurtarmak için çalışma başlattı.  Çayın diğer  tarafına  uzun bir  halat bağlayan görevliler önce çocukları, daha sonra mahsur  kalan yaklaşık  yüz  vatandaşı  yaklaşık bir  saatlik çalışmadan sonra  kurtardı.

Vatandaşı  sağ  selim kurtarmak için jandarma  ve itfaiye ekipleri  suya aldırış etmeden  büyük bir  özveri  ile çalışarak,  çok sayıda çocuğu kucaklarında taşıyarak  kurtardılar.

Piknik  yapmaya gelip bir  anda korku dolu anlar yaşayan vatandaşlar,  HES  şirketinin duyuru  yapmadan,  burada  bulunan  vatandaşları  uyarmadan suyu  bırakmasına tepki  gösterdiler. 

Batman’dan Kahta  ilçesindeki akrabalarını ziyarete  geldiğini  beraber  geldikleri  pikniğin çok kötü  bittiğini  dile  getiren  Çetin Duyar isimli vatandaş AA muhabirine  şunları ifade  etti.

‘’İlk defa geldiğim Kahta  ilçesinde  hayatım boyunca unutamayacağım  kötü anlar yaşadık. Piknik  yaptığımız  sırada sular birden yükseldi.  Yanımızda  onlarca  çocuk vardı, onları kurtarmak için büyük çaba gösterdik. Şükürler  olsun can kaybı olmadı fakat  hepimiz  canımızı  zor  kurtardık.’’

Mahsur  kalan ve  yaşadığı olaydan olumsuz  etkilenen  vatandaşlar  112  Acil Servis  ekiplerince müdahale edildi.

Buraya  kadar  haber   olarak  ajanslara  sunduğumuz  haberimizin metni.  Buraya  kadar  yazdıklarımıza  gördüklerimizi  tam  aktaramadık. 

Lakin orada  gördüğüm  dehşet  dakikaları  yazmadan  geçersem  ben  yapmış  olduğum görevi layıkıyla  yapmadığıma, milletin sesi  olmadığıma kanaat  getiririm.  Halkın  lütfen bunları  yazın dediklerini  aktarmak zorundayım. Ucu  kime  ve nereye  dokunursa  dokunsun.

Orada  ne mi gördüm?

Yaklaşık  yüzlerce insan. İçinde  bir  kaç aylık bebeklerde  vardı, çocuklar, kadınlar  ve  onları kurtarmak için canlarını  tehlikeye atan  erkekler.

Çoğu  dışarıdan  gelmişti, içlerinde  Batman’dan, Malatya’dan hatta  İstanbul’dan  gelenlerde  vardı. Çünkü  bulundukları  yer  bir  medeniyetin en güzel  abidelerin bulunduğu,  dünyanın başta  gelen  tarihi  mekanlardan biri.

Serinlemek  ve piknik yapmak için orayı seçtiler.  Zaten  Cendere’den başka   bu özellikleri taşıyan yer yok. Hem tarih  hem de ailece  piknik  için ideal bir yer.

Fakat  keyifli  anlar  uzun sürmedi. Birden  yukarıdan ölüm sesi getiren  sular aktı.  Berrak olan  çay beraberinde  birden  kum ve çakıl  getirdi. İnsanları ürküttü. Onlara  adeta  ölümün soğuk yüzünü  gösterdi.

Peki  ne  oldu da böyle  oldu?

Sincik  sınırlarında  bulunan  bir HES  şirketi varmış. İsmi  pek yabancı  değil gelmedi  bana. Çünkü  bir sene önce yine o HES  şirketin kanallarında  minik bir  çocuk boğulmuştu.  Cesedi  bir  kaç km uzakta  bulunmuştu. Çünkü HES  önlem almamış ve  küçük çocuğu  yutmuştu. Küçük çocuğun acısı  demek hafif  geldi  onlara..

HES  şirketi  suyun kapaklarını açmıştı yine,  sonu ne olur, kim zarar  görür, can kaybı yaşanır mı hesabını  yapmadan, önlemini  almadan.

Cendere  biden can pazarına döndü, feryatlar, figanlar, çığlıklar, ağlamalar, bağrışmalar  hepsi  bir  birine karıştı  çıkan tek ses  isyan idi.

Çünkü   üç kadın ve onlarca çocuk  ölümün kıyısına  sürülenmiş ve vatandaşlar tarafından kurtarılmıştı. Sonra askeriye  ve itfaiye ekipleri  adeta  canlarını tehlikeye  atarak  kurtarmaya  çalıştılar  HES’in ölüm kucağında olan günahsız  vatandaşları.

Bu  sefer  can kaybı  olmadı.  Fakat  ölüme  ramak kalmıştı.  En acısı  buna sebep  olanların umurunda değildi  bu yaşananlar.

Fakat  bunlara  sessiz  kalmayacağız, vatandaş da kalamasın.  Masum insanlara  ölüm tuzağı  kurmanın  hesabı sorulmalı.

Yoksa  geçen yıl  minik çocuğun ölümüne sebep olanlar daha  çok  ölümlere  sebebiyet verir.

Halk  buna asla sessiz  ve seyirci  kalmayacaktır.

Basın mensubu olarak bizlerde  halkın bu  cılız  sesini ve feryadını  duyurmaya  devam edeceğiz. Yoksa  bu  sessiz  çığlık  ölümlerle  gelen zılgıtlar  olur..

 


 
 
17 Temmuz 2018 Salı 23:34
Okunma: 3706
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

Yaşam

Kahta Emlak

Gündem

Teknoloji

Siyaset

Kültür-Sanat

Dünya

Son Dakika

Ekonomi

Spor

Yerel Haberler

Sağlık

Özel Haberler

Medya

Eğitim

Yukarı Çık